RTM Life Logo

Kısa tanımıyla mide zarının iltihaplanması anlamına gelen Gastrit, tüm dünyada ve ülkemizde en sık görülen mide rahatsızlıklarının başında gelir. Farklı türleri bulunan hastalığın tedavisinde beslenme ve yaşam tarzı düzenlemeleri büyük önem taşır.

Sindirim sistemi ağızdan son nokta olan kalın bağırsak çıkışına kadar komplike bir sistemdir. Bu sistemin işlerliğinde ise, solunumdan dolaşıma, sinir sisteminden üriner sisteme, kaslardan detoks organlarına kadar tüm beden yapıları aktif olarak görev alır.
Bu nedenle RTM Sisteminde gastrit için bütüncül bir yaklaşım ile hastalığın nedeni olan kaynak kısmı ortaya konularak tedavi planlanmaktadır.

Gastrit Nedir?

Mide zarı iltihabı çeşitleri için ortak kullanılan bir terim olan Gastrit, çoğu kez mide ülserine de sebep olan bir bakteri türünün enfeksiyonundan kaynaklanmaktadır. Bunun yanı sıra bazı ilaç ve ağrı kesicilerin sürekli kullanılması ve aşırı alkol tüketmek gibi sebepler de gastrit oluşmasına katkıda bulunabilir.

Antral gastrit nedir?

Midenin çıkışından hemen önceki bölümde, yani Antrum’da görülen gastrite antral gastrit denir. Tüm vakaların %80’ini oluşturan, en sık rastlanan türdür. Belirtileri akut veya kronik formdaki ortaya çıkışına göre şekillenir.

Kronik gastrit nedir?

Uzun süren ve sık sık tekrarlayan mide zarının iltihabi durumuna kronik gastrit denir. Kronik gastrit, çoğunlukla belirti vermez ya da yalnızca yemeklerden sonra yaşanan şişkinlik, geğirme, rahatsızlık hissi benzeri hafif belirtilere neden olur.

Akut gastrit nedir?

Akut gastrit, midede ve sırtta şiddetli ağrıya, bulantı, kusma ve iştahsızlığa neden olur. Belirtiler aniden ortaya çıkar ve midenin ağrıyan bölgesine dokunulduğunda ağrının şiddeti artar.

Gastrit Neden Olur?

Mide zarının iltihaplanmasına sebep olabilecek birçok durum gastrite yol açabilir.

  • Mide iç duvarını korumakla görevli bariyerde yaralanma veya zayıflama oluşması, sindirim için kullanılan mide suyunun mide astarına zarar vermesine sebep olur.
  • Vücuttaki inflamatuar hücre sayısının kontrolsüz olarak artması durumu olan Crohn hastalığı ile Sarkoidoz gibi hastalıklar gastrit riskini artırabilir.
  • Helicobacter Pylori ile bakteriyel enfeksiyon, gastrit ya da ilgili diğer üst gastrointestinal bozuklukları geliştirebilir. Bu bakteriye karşı savunmasız kalmanın sebeplerinin genetikten veya sigara kullanımı, beslenme şekli gibi hayat tarzı seçimlerinden kaynaklanabileceğine inanılmaktadır.
  • Bazı ilaç ve ağrı kesicilerin devamlı olarak veya aşırı dozda kullanımı da midenin koruyucu astarında bulunan maddenin azalmasına ve gastrite yol açabilmektedir.
  • İlerleyen yaşla mide astarında incelme görülür ve Helicobacter Pylori Enfeksiyonu ya da otoimmün bozuklukların görülmesi olasılığı da daha fazladır. Tüm bunlar gastrit riskini artırır.
  • Özellikle akut gastrit, aşırı alkol kullanımı sonucunda mide zarının tahriş olması ve aşınmasıyla ortaya çıkabilir. Bu durumda mide, sindirim sularına karşı savunmasız hale gelir.
  • Ağır ameliyatlar, yaralanmalar, yanıklar ya da ciddi enfeksiyonlar sebebiyle meydana gelen şiddetli stres akut gastrite sebep olabilir.
  • Otoimmün gastrit olarak isimlendirilen, vücudun bağışıklık sisteminin bozularak, mide hücrelerine saldırması da bir tür gastrittir. Bu türde bağışıklık sistemi mide astarını oluşturan hücreleri yıpratarak midenin koruyucu bariyerini zayıflatır. B12 vitamini eksikliğiyle de ilişkilendirilen otoimmün gastrit, Hashimoto ve tip 1 diyabet gibi diğer otoimmün bozuklukları olan kişilerde daha sık görülür.
  • HIV/AIDS, Crohn hastalığı ve paraziter enfeksiyonlar gibi diğer tıbbi tablolar da akut ve kronik gastrite sebep olabilir.

Gastrit Nasıl Önlenir?

Gastritin en yaygın şekline sebep olan Helicobacter Pylori enfeksiyonunun nasıl yayıldığı tam olarak bilinmemekle beraber, bulunan bazı kanıtlara göre, sık sık elleri sabunla yıkamak, çiğ ve yarı çiğ gıdaları tercih etmemek gibi güvenli hijyen uygulamaları ile bu tür enfeksiyonlardan korunmak mümkündür.

Alınacak olan bazı küçük önlemlerle gastrit belirtilerini rahatlatmak ve azaltmak da mümkün olabilir. Örneğin hazımsızlık yaşanıyorsa, daha küçük porsiyonlarla ve daha sık öğünler şeklinde beslenmek tercih edilebilir. Mideyi tahriş edecek olan bol baharatlı, fazla acılı, yağlı, kızartılmış, asidik yiyeceklerden kaçınmak gerekir.

Midenin mukoza zarını tahriş ettiği için özellikle alkolden kaçınmak önemlidir.

Düzenli kullanılan ilaç ve ağrı kesicileri, daha az yan etkisi olacak bir türüyle değiştirmek üzere doktora başvurulabilir.

Gastrit Belirtileri Nelerdir?

  • Akut gastrit belirtileri
  • Sırt bölgesinde ve midede şiddetli ağrı
  • Kusma veya bulantı
  • İştah kaybı
  • Sürekli geğirme ihtiyacı
  • Karında şişkinlik ve doluluk hissi.
  • Kahve telvesi görünümünde veya kanlı kusma.
  • Siyah renkte dışkılama veya dışkıda kan görülmesi

Kronik gastrit belirtileri

Kronik gastritte çoğunlukla herhangi bir belirti görülmeyebilir. Bazen sadece hazımsızlık, üst karında rahatsızlık hissi, şişkinlik veya öğün sonlarında dolgunluk hissi gibi hafif bulgular meydana gelebilir.

Gastrit Tanısı Nasıl Konulur?

Öncelikle hastalık öyküsü ve yakınmalar değerlendirilir. Fiziki muayenenin ardından tanıya yardımcı olması amacıyla kan testi veya endoskopi yapılmasını istenebilir. Endoskopi esnasında hem görüntü hem de doku biyopsisi alınması ile tanı kesinleştirilebilir.

RTM Sisteminde Gastrit Hastalığına Yaklaşımı

RTM Sisteminde gastrit Hastalığının Nedeni

Sindirim eylemi bütünsel bir işleyişi gerektirdiği için ortaya konan problemleri tek tek düşünmek biraz eksiklik olacaktır. Yani midedeki bir asit artışı sadece midenin problemi değil, diğer sindirim sistemlerin işleyişlerindeki düzensizlik ya da kişinin duygu durumu ile çok yakından ilişkili karmaşık bir durumdur. Belki de midedeki asit artışı safra yetersizliğine bedenin oluşturduğu refleks bir tampon eylemi olarak gerçekleşmektedir.

Şimdi uzun süredir devam eden mide ülseriniz olsun. Sizlerde bunun altında sorumlu neden olarak mide asidinde artış düşünün, ne yaparsınız? Tabi ki asidi bastırmak için baskılayıcı tedbirler ortaya koyarsınız. Bu tedbirler nereye kadar deyince de, ölünceye ya da asit salınımını yapan sistem iflas edinceye kadar olacaktır. Bunu yapmak yerine empati yaparak beden tarafına geçseniz ve sorsanız mideniz size ne diyecektir?

Ben size söyleyeyim ‘’Ben asidimi arttırdım. Çünkü bunu benden yetersiz olan safra istedi diyecektir. Safraya sorsanız “Ben salgımız azalttım, çünkü karaciğer bunu sağlamakta yetersiz diyecektir. Karaciğere sorsanız, zehirleri temizlemek de dâhil o kadar çok işle uğraşıyorum ki, safra ve sindirim en son şey diyecektir.

Bu durumu düşündüğümüzde, bedenimizin iç ve dış etmenlere karşı sürekli bir denge içinde olduğunu daha iyi anlarız. Bu denge ile yaşam gelişerek devam eder. RTM Sistemi kendine has tanı ve tedavi protokolleri içermektedir. RTM Sisteminde hastalıklar; iç ve dış olumsuz şartlara karşı yaşamın devam ettirilebilmesi için bedende oluşturulan yeni denge veya yeni ayar noktaları olarak görülmektedir.

Bedende yeni ayarların devreye girmesine neden olan Hastalık Triadı denilen kaynak modeli vardır. Bedende Kirlenme, Sistem Bozuklukları ve DNA’da kod değişikliğinin (Epigenetik) meydana geldiği bu üçlü yapı gastritte şöyle işlemektedir;

Bedende Kirlenme:

Özellikle gıdalar vasıtasıyla maruz kaldığımız çevresel toksinler veya hücresel düzeyde devam eden metabolik faaliyetlerin artması sonucunda oluşan toksik yük artışı sindirim sistemindeki mikrobiyotayı bozmaktadır. Gerek toksik yük artışı gerekse mikrobiyotadaki bozulma sindirim siteminin değişik bölümlerindeki süreçleri aksatmaktır.

Çünkü her gıdanın sindirim siteminde tabi tutulduğu sindirim süreçleri ve zaman aralıkları genetik olarak kodlanmış durumdadır. Sindirim sitemin herhangi bir bölümündeki aksaklık dolaylı olarak diğer sindirim sistemi bölümlerini de etkilemektedir.

Sistemlerde Bozulma:

Mide sindirim sisteminin ve karaciğer bağırsak detoks sisteminin ilk işlem organıdır. Gerek mikrobiyotanın bozulması gerekse toksik yük artışı, midede başlayan besinlerin sindirim sürecinin aksamasına neden olur. Bazı durumlarda karaciğer safra hattındaki bir düzensizlik nedeniyle beden mide asiditesinin arttırılmasına karar verebilir.

Bazı durumlarda ise kişinin emosyonel durumu ile ilgili stres artışı otonom sinir sistemi vasıtasyla direkt olarak midenin enzimatik faaliyetlerini etkiyebilmektedir.

Bedenin Kirlenmesi ve Sindirim Sistemindeki Bozulmalar neticesinde beden hem toksik yükü elimine etmek hem de bozulmuş mikrobiyata neticesinde artan patojen bakterileri ortadan kaldırmak ve hayatiyetin devamı için gerekli olan besinlerin emiliminin tam olarak sağlanması maksadıyla midede yeni dengeler ve değişiklikler oluşturacaktır.

Bilgi formundaki bu değişiklik neticesinde midenin kendine özgü yeni döngüsel değerleri ile hayatiyetin devamı sağlanacaktır. Mide, toksinleri ve patojen bakterileri elimine etmek, sindirimi daha iyi sağlamak için mide asiditesini DNA’da kod değişikliği ile yeni mide PH değerleri belirleyecektir.

RTM Sisteminde Gastrit Hastalığının Tedavisi

RTM Sisteminde amaç direkt olarak Mide asiditesini baskılamak değil, yukarıda bahsettiğimiz gastritin kaynağını oluşturan Hastalık Triadının ortadan kaldırmaktır. RTM Sisteminde buna Tedavi Triadı denmektedir.

Tedavi Triadı; bedende normal denge durumuna dönüş için detoks sürecinin başlatılması, aksayan sistemlerdeki dengesizliğin giderilmesi ve DNA’daki epigenetik değişikliklerin tersine döndürülmesi süreçlerini kapsar. Bu süreç tamamen kişiye özgü planlanmaktadır.
Tedavi triadının ana omurgası RTM Fitoterapötikleridir.

Fitoterapi protokolü kişinin ayrıntılı alınan anamnez, laboratuvar ve görüntüleme bulguları ve RTM kliniklerine özgü yapılan ölçümler değerlendirilerek belirlenmektedir. RTM Fitoterapi protokolü ile kaynak kısmını oluşturan hastalık triadı geri çekilerek tedavi edilmektedir. Bitkilerin tohum kısımları ile bedenin bilgilendirilmesi sağlanarak yeni ayar sabitlerini belirleyen DNA’daki epigenetik değişikliklerin normale döndürülmesi hedeflenirken, bu bilginin normalleşmesi sürecine bedenin de uyum sağlaması, bedende detoks faaliyetlerinin sağlanması, sistemlerin düzenlenmesi maksadıyla bitkilerin yapraksı kısımları kullanılarak tedavi triadı planlanmaktadır.

Zaten hastalık triadını geri çektiğinizde beden kendiliğinden norm formuna geçecektir.

Hem bedeni desteklemek hem de tedavi sürecini hızlandırmak maksadıyla RTM fitoterapötiklerine ek olarak Ozon, Hacamat, Akupunktur, Manyetik alan tedavisi gibi 25’e yakın geleneksel tıp yöntemi hastanın ihtiyacına göre planlanmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Gastrit diyeti nasıl olmalı?

  • Yemekler az ve sık olarak tüketilmeli
  • Çok sıcak ve çok soğuk yenmemeli
  • Yavaş ve çok iyi çiğneyerek yenmeli
  • Katkı maddeli ve hazır gıdalar tüketilmemeli
  • Aşırı yağlı, acılı, baharatlı ve asidik olan, tahriş edici gıdalardan kaçınılmalı

Gastrit ilacı tedavi için yeterli mi?

Gastrit tedavisinde ilaç kullanılabilir ancak en önemli unsur, beslenme tarzının sağlıklı ve kalıcı biçimde düzenlenmesidir. Gastrit türüne göre uygulanacak tedavi ve ilaçlar değişiklik gösterir. Helicobacter Pylori için 7-14 gün süreyle antibiyotik kullanılır. Asit üretimini engelleyerek tedaviye destek olması için ise Proton pompası inhibitörleri kullanılabilir.

Gastrit kendiliğinden geçer mi?

Özellikle akut gastritin ortaya çıkmasına neden olan ilaç kullanımı veya sağlıksız gıdalarla düzensiz beslenme durumu ortadan kalktığında, hastalığa ait belirtiler de kendiliğinden ortadan kalkabilir. Bakteriyel enfeksiyona sebebiyle yaşanan kronik gastrit için ise antibiyotik tedavisi uygulanabilir.

Gastrit tedavisi ne kadar sürer?

Gastritin türüne ve seviyesine göre tedavi süresi de değişiklik gösterecektir. En sık rastlanan helikobakter pylori kaynaklı gastrit türünün tedavisi ise yaklaşık 2 hafta kadar sürer.

Gastrit, ülser ağız kokusu yapar mı?

Midenin iç yüzeyinin tahrişine ve iltihaplanmasına bağlı olarak ortaya çıkan gastrit rahatsızlığı ve ülser ağız kokusuna sebep olabilir.

Helicobacter pylori gastriti nedir?

En sık rastlanan gastrit türüne neden olan Helikobakter Pilori (Hp), midenin çeşitli alanlarına yerleşen, mikroaerofilik, ve gram (-) özelliklerdeki bir bakteri türüdür. Yerleştiği yerlerde kronik inflamasyona sebep olur ve gastrit oluşmasına yol açar.

Kronik atrofik gastrit ne demek?

Kronik atrofik gastrit midenin iç yüzeyini kaplayan mukoza tabakasının ve buradaki epitel hücrelerinin kronik iltihabıdır. Atrofik gastritte, mide mukozasında barsak tipi dokular oluşmaya başlaması durumu ise intestinal metaplazi olarak isimlendirilir.

Midede ödem neden olur?

Aşırı yemek yeme, hazmı zor ve tahriş edici gıda ve içeceklerin tüketilmesi, fazla alkol tüketimi sonrasında, midenin çalışmasının yavaşlaması ile mide duvarında ödem gelişir ve bu bölgeye gelen kan akışı artar.

Gastrit hastaları sabah kahvaltıda ne yemeli?

Gastrit hastalarının uzun süre aç kalmamaları ve güne kahvaltı yaparak başlamalı önerilir. Kahvaltıda mide mukozasını tahriş etmeyecek gıdalar tüketmeye dikkat etmek gerekmektedir. Katı ve sıvı gıdaların özellikle aç karnına tüketildiğinde, çok soğuk veya çok sıcak olmasının mideye zarar vereceği hatırlanmalıdır. Siyah çay içilecekse açık olmalı, bitki çayları tercih edilmelidir. İşlenmiş, kızartılmış, yağlı ve mayalı ürünlerden kaçınılmalıdır.

Otoimmün atrofik gastrit nedir?

Bağışıklık sistemindeki bozukluktan kaynaklanan atrofik gastrit, otoimmün gastrit olarak adlandırılır. Vücuttaki sağlıklı mide hücrelerinin immün sistem tarafından yok edilmesi ve antikorların artması ile meydana gelir.

Sürekli geğirme neden olur?

Gastritin geğirmeye neden olduğu bilinmektedir. Ayrıca, yağlı ve işlenmiş gıdalar, asitli içecekler, sindirimi zor gıdalar tüketerek sağlıksız beslenen kişilerde de sıklıkla geğirme problemi yaşanır. Bazen mide ya da bağırsakta oluşan tıkanma da geğirmeye sebep olabilmektedir.

Gastriti olan soda içebilir mi?

Doğal maden suyu, içeriğindeki mineraller sayesinde mide asidini dengeleyerek şişkinliğine ve mide yanmasına fayda sağlayabilir. Fazla yemekten dolayı meydana gelen mide şişkinliğini hafifletip hazmı kolaylaştırabilir.

Tahin gastrite iyi gelir mi?

Sabah ve akşam yemekten yarım saat önce, aç karnına tüketilen 1’er yemek kaşığı tahinin mide ağrılarını azalttığı ve gastrite karşı koruyucu etkisi olduğu belirtilmiştir.

Kronik Gastrit kansere dönüşür mü?

Gastrit, zamanında ve uygun bir şekilde tedavi edilmediğinde, mide kanaması veya mide ülserine yol açabilmektedir. Bazı nadir rastlanan kronik gastrit türleri ise özellikle mide astarında ya da astar hücrelerinde değişikliklere sebep olursa, mide kanseri riskini çoğaltabilir.

Limon gastrite iyi gelir mi?

Temelde mideyle ilgili bir sorun varken varsa nane ve limon tüketmek çözüm değildir. Hatta reflü, gastrit ya da ülser rahatsızlığında limon ve bol limonlu ürünler mide asidi salgısını artırır. Bu sebeple de midede ağrı, ekşime, yanma gibi belirtilerde artış olur.

Yoğurt gastrite iyi gelir mi?

Doğal yoğurt tüketmek birçok açıdan faydalı olduğu gibi gastrit için de sağlıklı bir seçimdir. İçerdiği probiyotikler sayesinde, gastrite yol açan helikobakter pilori bakterisine karşı mide astarını korur. Ayrıca doğal yoğurt, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonun uzaklaştırılmasında yardımcı olur.

Bal gastrite iyi gelir mi?

Sabahları 1 çay kaşığı kadar tüketilen doğal ve gerçek balın, mide yanmasına iyi gelen yiyecekler arasında olduğu belirtilmiştir. Mide asidinin düzenlenmesine katkı sağlayarak ülser ve gastrit gibi hastalıklara karşı yardımcı olabilir.

Gastrit ishal yapar mı?

Gastrit ya da mide iltihabı, bazı vakalarda ishal, karın ağrısı ve kusma gibi belirtilere neden olabilmektedir.