RTM Life Logo

Ülkemizde görülen kronik böbrek yetmezliği vakalarında en sık karşılaşılan sebeplerden biri olan Glomerülonefrit, böbreklerde bulunan küçük filtrelerin iltihaplanmasıdır. Zamanında ve uygun bir şekilde tedavi edilmediğinde ciddi sorunlar yaratabilmektedir.

Nefrit Nedir?

Böbreğin fonksiyonel birimi olan nefronların iltihaplanması Nefrit veya böbrek iltihabı olarak adlandırılır. Böbrekler iltihaplandığı zaman vücuttaki kanı etkili bir şekilde filtreleyemezler.

Nefrit çeşitleri nelerdir?

  1. İnterstisyel nefrit: Böbrek tübülleri arasındaki boşlukların iltihaplanması İnterstisyel nefrit olarak adlandırılır ve bu durumda iltihap böbreklerin şişmesine sebep olur.
  2. Pyelonefritler: Piyelonefrit, çoğunlukla böbreğin bakteriyel bir enfeksiyondan ötürü iltihaplanmasıdır. Çoğu vakada iltihap mesane içinde başlar ve sonrasında idrarı böbrekten mesaneye taşıyan tüpler olan üreterlere ve böbreklere doğru ilerler.
  3. Glomerülonefrit: Böbrek içinde kanı taşıyan ve filtrelemeyi sağlayan damarların, yani glomerüllerin iltihaplanması ile oluşturur. Her böbreğin içinde milyonlarca kılcal bulunur.

Glomerülonefrit Hastalığı Nedir?

Böbreklerde bulunan glomerülonefrit adlı küçük filtrelerin iltihaplanması durumudur. Glomerüllerin görevi fazla sıvıyı, elektrolitleri ve atıkları kan dolaşımından uzaklaştırmaktır. Glomerülonefrit hastalığı hem akut hem de kronik olarak ortaya çıkabilir.

Glomerülonefritler ne tür sorunlara yol açar?

  • Akut böbrek yetmezliği: Böbreğin filtreleme yeteneğini sekteye uğratarak, vücutta tehlikeli düzeyde sıvı, elektrolit ve atık birikmesine neden olur.
  • Kronik böbrek hastalığı: Böbrekler zamanla filtreleme yeteneğini yitirirler. Normal kapasitenin çok altına düşen böbrek fonksiyonları nedeniyle diyaliz ve organ nakli gerekebilir.
  • Yüksek tansiyon: Böbreklerin hasara uğraması sonucu kan dolaşımında atık birikmesi, kan basıncının yükselmesine yol açabilir.
  • Nefrotik sendrom: İdrarda fazla protein atılması sonucunda kandaki protein düzeyinin azaldığı bir sendromdur.

Glomerülonefrit Hastalığı Neden Olur?

Glomerülonefrit olgularının birçoğunda kesin bir sebep tespit edilememektedir. Vakaların bir kısmına alerjik reaksiyonlar, ilaçlar, romatolojik hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları, vaskülit, bazı kanser türleri ve enfeksiyonlar neden olabilmektedir.

Glomerülonefrit Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Glomerülonefrit belirtileri, hastalığın kaynağına ve kronik veya akut ya da formda olmasına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Genel belirtiler ise şöyledir:

  • İdrarda bulunan kırmızı kan hücreleri (hematüri)
  • Fazla protein sebebiyle köpüklü idrar (proteinüri)
  • Tansiyon yüksekliği (hipertansiyon)
  • Eller, ayaklar, yüz ve karında ortaya çıkan belirgin şişlik ve ödem

Glomerülonefrit Hastalığı Kimlerde Görülür?

Glomerülonefrit hastalığına her yaştan kadın ve erkekte rastlanılabilinir. Özellikle tedavi edilmeyen boğaz ve cilt streptokok enfeksiyonu yaşayanlar, damar içi ilaç alışkanlığı olanlar, romatizmal kalp hastalığı olanlar, sigara içenler ve belli romatolojik hastalığı bulunanlarda glomerülonefrite yatkınlık olabilir. Alport sendromu ve ailevi akdeniz ateşi gibi belli tiplerin dışındakiler genellikle kalıtımsal değildir.

Glomerülonefrit Hastalığı Tanısı Nasıl Konulur?

Muayene sırasında el, ayak ve göz kapaklarında şişme, idrar renginde koyulaşma ve yüksek tansiyon gibi tipik şikayetler değerlendirilir. Ardından kan testleri, idrar tahlili ve gerekirse böbrek röntgeni, ultrason muayenesi, tomografi gibi görüntülemeler istenebilir. Glomerülonefrit teşhisini doğrulamak için böbrek biyopsisi yapılması gerekir.

Glomerülonefrit Tedavisi

Glomerülonefrit tedavisinde temel amaç, böbreklerde daha fazla hasar oluşmasını önlemektir. Glomerülonefrit tedavisinin adımları, glomerülonefritin türüne, kaynağına ve yaşanan belirtilerin ciddiyetine bağlı olarak her hastaya özel olarak planlanmalıdır.

Rtm Sisteminde Glomerülonefrit Hastalığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

RTM Sisteminde amaç direkt olarak glomerülonefrit hastalığının semptomlarını baskılamak değil, hastalığın altında yatan etkenleri ortadan kaldırmaktır. RTM Sisteminde buna Tedavi Traidı denmektedir.

Tedavi Triadı; bedende normal denge durumuna dönüş için detox sürecinin başlatılması, aksayan sistemlerdeki dengesizliğin giderilmesi ve DNA’daki epigenetik değişikliklerin tersine döndürülmesi süreçlerini kapsar. Bu süreç tamamen kişiye özgü planlanmaktadır.

Tedavi triadının ana omurgası RTM Fitoterapötikleridir. Fitoterapi protokolü, kişiden alınan ayrıntılı anamnez, laboratuar ve görüntüleme bulguları ile RTM kliniklerine özgü yapılan ölçümler değerlendirilerek belirlenmektedir. RTM Fitoterapi protokolü ile kaynak kısmını oluşturan hastalık traidı geri çekilerek tedavi edilmektedir. Bitkilerle bedenin bilgilendirilmesi sağlanarak hastalığın altında yatan DNA’daki epigenetik değişikliklerin normale döndürülmesi hedeflenir. Bu bilginin normalleşmesi sürecine bedenin de uyum sağlaması için RTM’ye özgü tedavi protokolü uygulanır.

Bedende detox faaliyetlerinin hızlanması ve onarım süreçlerinin başlatılması ile sistemleri düzenleyecek tedavi triadı devreye sokulur. Zaten hastalık triadı geri çekildiğinde beden kendiliğinden norm formuna geçer.

RTM tedavi protokolünde hem bedeni desteklemek hem de tedavi sürecini hızlandırmak maksadıyla fitoterapötiklere ek olarak Ozon, Hacamat, Akupunktur, Manyetik alan tedavisi gibi 25’ e yakın geleneksel tıp yöntemi hastanın ihtiyacına göre planlanmaktadır.

RTM sisteminde tedavi protokolune alınan hastalar çok yakın takip süreçleri ile izlenmektedir. Takip periyotları haftalık, 2 haftalık, aylık, 40 günlük ve 4 aylık (3x40 günlük) şeklinde olmaktadır. Kişinin tedaviye çağrılma sıklığı kişinin mevcut rahatsızlığının şiddeti, toksisite düzeyi, düzensiz tansiyon ve kan şekeri değerleri, akut enfeksiyon varlığı, hastanın ihtiyaçları gibi kıstaslar göz önünde bulundurularak belirlenmektedir. 4 aylık (3x40 günlük) tedavinin sonunda hastanın genel durumu değerlendirilir.

Hastanın bünyesinin tedaviye vermiş olduğu cevap tedaviye başlarken kaydedilmiş şikayetleri ve tıbbi bulgularıyla karşılaştırılır. Hastalık altyapısındaki değişim ortaya konularak tedaviye ne kadar süre devam edeceği ile ilgili öngörüde bulunulur.

Sıkça Sorulan Sorular

Glomerülonefrit Hastalığı Genetik midir?

Glomerülonefrit vakaları alport sendromuna veya ailevi akdeniz ateşine bağlı olanlar gibi, belirli tiplerin haricinde genellikle genetik geçişli değildir.

Glomerülonefrit Hastalığının Tetikleyici unsurları var mıdır?

Bakteriyel ya da viral enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi bozuklukları, sigara, intravenöz ilaç veya uyuşturucu kullanımı, kalp romatizması gibi durumlar Glomerülonefrit hastalığını tetikleyebilir.

Böbrek iltihabı kişinin yaşam kalitesini, sosyal yaşamını nasıl etkiler?

Böbrek iltihabında, kişilerin yaşam kalitesini yükseltmek için erken teşhis oldukça önemlidir. Çünkü hastalığın ilerlemesine ve ağırlaşmasına bağlı olarak, yaşam kalitesinin ciddi şekilde düşmesi, sosyal yaşamın sekteye uğraması ve ciddi iş gücü kaybı yaşanması mümkündür.

Glomerülonefrit için evde ne yapılabilir?

  • Ödem, şişkinlik ve yüksek tansiyonu önlemek veya en aza indirmek için tuz tüketimi kısıtlanabilir.
  • Daha az protein ve potasyum tüketilerek kandaki atık oluşumu yavaşlatılabilir.
  • İdeal kiloyu korumak ve dengeli beslenmek önemlidir.
  • Kan şekeri seviyesini kontrol altında tutmak gerekir.
  • Sigarayı bırakmak en etkili önlemlerdendir.

Akut Glomerülonefrit ne demek?

Böbrekte bulunan glomerüllerdeki aniden meydana gelen, akut seyirli bir iltihaplanmanın oluşturduğu klinik sendrom Akut glomerülonefrit (AGN) olarak adlandırılır. Uygun şekilde tedavi edilmediği zaman böbrek yetmezliğine sebep olabilir.

Proliferatif glomerülonefrit ne demek?

Proliferasyon, hücrelerin veya mikroorganizmaların hızlı büyümesi veya çoğalması anlamına gelir. Glomerülonefrit vakasında eğer hücresel artış varsa proliferatif glomerülonefrit olarak sınıflandırılır.

Böbrek iltihabı tedavi edilmezse ne olur?

Böbrek iltihabı tıbbi müdahale gerektiren önemli bir hastalıktır. Uygun şekilde tedavi edilmediğinde enfeksiyon böbreklere kalıcı olarak zarar verebilir ya da bakteriler kan dolaşımına yayılarak hayati tehlikesi olan bir enfeksiyona sebep olabilir. İlerleyen böbrek iltihabı vakalarında diyaliz ve organ nakline gerek duyulabilir.

Böbrekte fokal segmental Glomerüloskleroz nedir?

Fokal Segmental Glomerüloskleroz (FSGS), primer glomerülopatiler arasındadır ve kronik böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilen bir böbrek hastalığıdır. Bu durumda böbreklerde dokusal değişim başlar ve böbreğin işlevi bozulmaya başlar. Eğer bütün glomerüller tutulmuşsa yaygın glomerülonefritten, sadece bazıları tutulmuş ise fokal glomerülonefritten söz edilir.

Kronik Glomerülonefrit ne demek?

Uzun süreli, müzmin glomerülonefrit olarak da adlandırılır. Sinsice gelişebilen bu uzun süreli hastalık tipinde, idrarla kanama, protein kaybı, yüksek tansiyon ve ödem belirtileri görülür.

Kresentik glomerülonefrit ne demek?

Ani başlayan, spontan iyileşmenin az olduğu, histopatolojik olarak glomerüllerde yaygın kresent oluşumu (parçalanma) ile karakterize olan, hastayı son dönem böbrek yetmezliğine kadar götürebilen ve bir klinik sendromdur.