RTM Life Logo

RTM sisteminde KOAH hastalığına yaklaşım modern ve diğer tıp ekollerinden oldukça farklıdır. RTM sisteminde hedef direkt olarak KOAH hastalığının belirtilerini baskılayarak semptomları ortadan kaldırmak değildir. Bireye özgü olarak bu hastalığa neden olan etkenleri ortaya koyup, hastalığın kaynak kısmını tespit ederek tedavi etmektir. Tedavide hastalığa neden olan altyapının düzeltilerek sistemin normal işlemesinin sağlanması hedeflenmektedir.

Kısaca günümüz tıbbının KOAH hastalığına yaklaşımına bakalım…

Gerekli önlemler alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen KOAH hastalığı, tedavi edilmediği takdirde, dünyada ve ülkemizde ölüm sebepleri arasında üst sıralarda yer almaktadır. Sigara içmemek başta olmak üzere, alınabilecek önlemler ve uygun tedavi ile hastalığın ilerlemesi durdurulabimekte ve kişinin yaşam kalitesi yükseltilebilmektedir.

KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) Nedir?

Açılımı "Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı" olan KOAH, solunum yollarının kalıcı olarak daralması ile meydana gelir. Solunumla akciğerlere alınan havanın kolay bir biçimde dışarı verilememesi söz konusudur. Bu duruma sebep olan iki süreç de kronik bronşit ve amfizemdir.

Koah hastalığı evreleri nelerdir?

KOAH, kişinin hava yollarındaki tıkanıklığı değerlendirmede kullanılan GOLD adlı bir sistemle evrelendirilir ve hastalığın 4 evresi vardır.

GOLD 1 / Hafif Evre:

KOAH başlangıç evresi olarak düşünülebilir. Kişide net olarak herhangi bir semptom görülmeyebilir. Hızlı yürüme veya yokuş tırmanma gibi durumlarda nefes darlığı yaşanabilir.

GOLD 2 / Orta Evre:

Eğimsiz bir düzlemde dahi yürürken sık sık soluklanma ihtiyacı duyulabilir.

GOLD 3 / Ağır Evre:

Kişi nefes darlığı sebebiyle dışarı çıkmakta zorlanabilir. Kıyafet değiştirmek, tuvalete gitmek gibi günlük eylemlerde dahi nefes nefese kalabilir.

GOLD 4 / Çok Ağır Evre:

Son evre olarak da adlandırılır. Dinlenme halindeyken dahi nefes darlığı çekilebilir. Son evrede kişide kalp ya da akciğer yetmezliği de gelişebilir.

KOAH Neden Olur?

En önemli sebebi tütün ve tütün ürünleri kullanmaktır. Sigara dumanı ve diğer tahriş edici gazlar solunum yollarının tıkanmasına, tahrip olmasına ve iltihaplanmasına neden olur.

KOAH Belirtileri Nelerdir?

KOAH, vakalarında başlangıçta belirtiler daha hafif izlenirken, hastalık ilerledikçe semptomların şiddeti de artmaktadır. Dönemlerine belirtiler şu şekilde gruplanabilir:

Erken dönem:

  • Nefes darlığı
  • Öksürük

Orta dönemler:

  • Nefes darlığında artış
  • Göğüs sıkışması
  • Hırıltılı nefes
  • Kronik şiddetli öksürük ve yoğun balgam
  • Sıklıkla geçirilen solunum yolu enfeksiyonları

Son dönemde yukarıdakilere ilave olarak:

  • Dinlenme ve uykuda dahi nefes darlığı
  • Nefeste sürekli hırıltı
  • Fıçı göğüs
  • Kilo kaybetme
  • Ellerde ve ayaklarda ödem
  • Kalp ritmi düzensizlikleri

KOAH kimlerde görülür?

  • Sigara içenler veya dumanına maruz kalanlarda
  • İşi sebebiyle tahriş edici gazlara, kimyasal partiküllere maruz kalanlarda
  • Astım hastalığı olanlarda
  • Genetik yatkınlığı olanlarda

KOAH Tanısı Nasıl Konulur?

Özellikle sigara kullanan kişilerde görülen uzun süreli nefes darlığı, öksürük ve balgam şikâyetleri varlığı KOAH tanısı için önemli belirtilerdir. KOAH’ın kesin tanısı ve hastalığın seviyesini belirlemek için Spirometrik ölçümler olarak adlandırılan solunum fonksiyon testi uygulanır. Spirometri tetkiki ile akciğerden bir seferde atılan havanın miktarı ölçülmektedir.

KOAH Hastaları ve Coronavirüs (COVID-19)

COVID-19 solunum sistemini tutan bir virüs olduğu için, KOAH hastalarında çok daha ağır tablolara yol açabilmektedir. KOAH’lı kişiler Coronavirüs hastalığına yakalandıklarında, solunum problemlerinin artması ve olası diğer komplikasyonlar açısından yüksek risk grubunda bulunmaktadır.

RTM Sisteminde KOAH Tedavisi Nasıl Yapılır?

RTM Sisteminde KOAH Hastalığının Nedeni

Bedenimiz iç ve dış etmenlere karşı sürekli bir denge içindedir. Bu denge ile yaşam gelişerek devam eder. RTM Sistemi kendine has tanı ve tedavi protokolleri içermektedir. RTM Sisteminde hastalıklar; iç ve dış olumsuz şartlara karşı yaşamın devam ettirilebilmesi için bedende oluşturulan yeni denge veya yeni ayar noktaları olarak görülmektedir.

Bedende yeni ayarların devreye girmesine neden olan Hastalık Triadı denilen kaynak modeli vardır. Bedende Kirlenme, Sistem Bozuklukları ve DNA’da kod değişikliğinin (Epigenetik) olduğu bu üçlü yapı, KOAH’ta şöyle işlemektedir;

Bedende Kirlenme:

Gerek çevreden maruz kaldığımız toksinler, gerekse çeşitli faktörlerle meydana gelen metabolik atıklar dolaşım yoluyla detoks organlarından atılmaktadır. Akciğerlerde bedenin önemli detoks organlarından biridir. Kişinin soluduğu toksik gazlar akciğer dokusunda birikmeye başlar. Biriken bu atıkları ortadan kaldırmak maksadıyla savunma sistemi hücreleri akciğer dokusuna saldırmaya başlayacaktır.

Sistemlerde Bozulma:

Ailesel alt yapılar, doğum şekli, bebeklik ve erken çocukluk dönemindeki yoğun antibiyotik kullanımı gibi nedenler kişinin solunum sisteminde astım rahatsızlığı gibi bir düzensizliğe neden olabilir. Çeşitli nedenlerle tekrarlanan enfeksiyonlar neticesinde bağışıklık sisteminin şaşkınlaşması sonucunda solunum sistemindeki bu yanlış işleyişi düzelmek maksadıyla savunma sistemi hücreleri akciğer dokusuna saldıracaktır.

Bedende kirlenme ve Sistemlerin bozulması neticesinde beden solunum sisteminde bu hale uyumlu bir kurguya dönülecek ve bu durum bizim karşımıza KOAH olarak çıkacaktır.

RTM Sisteminde KOAH Hastalığının Tedavisi

RTM Sisteminde amaç direkt olarak KOAH hastalığının semptomlarını baskılamak değil, yukarıda da bahsettiğimiz KOAH hastalığının kaynağını oluşturan Hastalık Triadının ortadan kaldırılmasıdır. RTM Sisteminde buna Tedavi Triadı denmektedir.

Tedavi Triadı; bedende normal denge durumuna dönüş için detoks sürecinin başlatılması, aksayan sistemlerdeki dengesizliğin giderilmesi ve DNA’daki epigenetik değişikliklerin tersine döndürülmesi süreçlerini kapsar. Bu süreç tamamen kişiye özgü planlanmaktadır.

Tedavi triadının ana omurgası RTM Fitoterapötikleridir. Fitoterapi protokolü, kişiden alınan ayrıntılı anamnez, laboratuar ve görüntüleme bulguları ile RTM kliniklerine özgü yapılan ölçümler değerlendirilerek belirlenmektedir.

RTM Fitoterapi protokolü ile kaynak kısmını oluşturan hastalık triadı geri çekilerek tedavi uygulanmaktadır. Bitkilerle bedenin bilgilendirilmesi sağlanarak yeni ayar sabitlerini belirleyen DNA’daki epigenetik değişikliklerin normale döndürülmesi hedeflenir. Bu bilginin normalleşmesi sürecine bedenin de uyum sağlaması için RTM fitoterpötikleri kullanılarak, bedende detoks faaliyetlerinin hızlanması ve sistemlerin düzenlenmesi ile tedavi triadı devreye sokulur. Zaten hastalık triadını geri çektiğinizde beden kendiliğinden norm formuna geçecektir.

Hem bedeni desteklemek hem de tedavi sürecini hızlandırmak maksadıyla RTM fitoterapötiklerine ek olarak Ozon, Hacamat, Akupunktur, Manyetik alan tedavisi gibi 25’e yakın geleneksel tıp yöntemi hastanın ihtiyacına göre planlanmaktadır.

RTM sisteminde tedavi protokolüne alınan hastalar çok yakın takip süreçleri ile izlenmektedir. Takip periyotları haftalık, 2 haftalık, aylık, 40 günlük ve 4 aylık (3x40 günlük) şeklinde olmaktadır.

Kişinin tedaviye çağrılma sıklığı kişinin mevcut rahatsızlığının şiddeti, toksisite düzeyi, unstabil tansiyon ve kan şekeri değerleri, akut enfeksiyon varlığı, hastanın ihtiyaçları gibi kıstaslar göz önünde bulundurularak belirlenmektedir. 4 aylık (3x40 günlük) tedavinin sonunda hastanın genel durumu değerlendirilir, hastalık altyapısına ait kurgu çoğunlukla tamamlanmış olur ve tedaviye ne kadar süre devam edeceği ile ilgili öngörüde bulunabilir hale gelinir.

Sıkça Sorulan Sorular

KOAH Hastalığına Ne İyi Gelir?

KOAH hastaları aşağıda belirtilen tarzda önlemlerle tedavi sürecine katkıda bulunabilir ve bu sayede yaşam kalitelerini arttırabilirler.

  • Hastanın durumuna göre belirlenecek şekilde düzenli egzersiz yapmak
  • Kirli havada, tozlu ve dumanlı ortamlardan uzak durmak
  • Yemek miktarını azaltıp, öğün sayısını arttırmak
  • Hafif yemekler ve sulu gıdaları tercih etmek
  • Nefes borusuna kaçmaması için oturarak yemek
  • Bol su ve sıvı tüketmek
  • Alkol ve sigara ve tütün ürünlerine son vermek
  • Asitli ve hazmı zor olan yiyecek veya içeceklerden uzak durmak
  • Nefes egzersizleri yapmak
  • Hastalığın daha ağır seyretmesine sebep olduğu için, fazla kilolardan kaçınmak
  • Grip aşısı yaptırmak ve grip virüsünden korunmak
  • Nefes almayı zorlaştıracak giysiler kullanmamak
  • Efor sarf ederken sık sık mola vermek

KOAH Hastalığı Bulaşıcı Mıdır?

Akciğerler ve solunum yollarının esnekliklerini kaybetmelerine ve gerektiği gibi çalışamamalarına yol açan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı yani KOAH bulaşıcı bir hastalık değildir.

KOAH hastası iyileşebilir mi?

KOAH ilerleyici ve kronik bir hastalık olmasına rağmen önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tam olarak iyileşme sağlanamasa da, hastanın yaşam kalitesini artırmak ve hastalığın ilerlemesini durdurmak mümkündür.

KOAH başlangıcı ne demek? Nasıl anlaşılır?

Ağırlığı açısından 4 seviyede gruplandırılan hastalığın ilk evresidir. Başlangıç evresinde net olarak herhangi bir belirti görülmeyebilir. Vakaların çoğunda ilk belirtiler efor anında yaşanan nefes darlığı ve öksürüktür.

KOAH atakları nasıl olur?

KOAH alevlenmesi olarak da adlandırılan ataklar sırasında, öksürüğün şiddetinde ve sıklığında artış, balgam miktarının artması ve renginin koyulaşması, nefes darlığının ağırlaşması ve oksijen satürasyonunun düşmesi gibi tablolar yaşanır. KOAH hastaları çoğunlukla kış aylarında akut atak geçirebilmektedir.

KOAH hastalığı tehlikeli midir?

Tedavi edilmediğinde oldukça tehlikeli seviyeye çıkabilen bir hastalıktır. Dünyadaki tüm ölümlerde 4. ve bulaşıcı olmayan hastalıklar içinde ise 3. ölüm sebebi haline gelen KOAH, Küresel Hastalık Yükü Çalışması verilerine göre, yılda 2,9 milyon ölüme sebep olmaktadır.

Genç yaşta KOAH olur mu?

Sigara kullanımının da yaygınlaşması ile beraber tüm dünyada KOAH'ın görülme sıklığında ciddi bir artış söz konusudur. Önceleri çoğunlukla 40 yaşın üstünde rastlanırken, günümüzde 20-25 yaşlarında da görülebilmektedir.

KOAH hastası nasıl beslenmeli?

Fazla kiloların KOAH hastalığını ağırlaştırdığı bilinmektedir. Bunun yanı sıra yetersiz ve dengesiz beslenmek de, kas kaybına ve bu nedenle ilerleyici solunum bozukluklarının gelişmesine yol açmaktadır. KOAH'da, günlük yaşantının ve beslenme düzeninin, nefes darlığı seviyesini yükseltmeyecek şekilde dengelenmesi çok önemlidir.

  • Sık sık ve az miktarda yemek, gaz yapan, hazmı zor yiyecekleri tüketmemek ve besinleri iyice çiğneyerek tüketmek önemlidir.
  • Bol bol su ve sıvı alımı çok önemlidir.
  • Enerji ihtiyacı artacağından diyet buna göre planlanmalıdır. Diyet enerjisinin yaklaşık % 40 kadarı yağdan gelmelidir.
  • Kuruyemişler (fındık, ceviz, badem), zeytin ve zeytinyağı tüketilebilir.
  • Nişastalı, unlu ve şekerli gıdaların tüketimi karbondioksit üretimini arttırdığı için kısıtlanmalıdır.
  • Kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum bakımından zengin bir diyet olmalıdır, çünkü bu mineraller solunum kaslarının kasılmasında görev alırlar.
  • Proteinden zengin gıdalar, süt, doğal yoğurt, ayran, peynir, kuru baklagiller, balık ve et tüketilebilir.
  • Yüksek tansiyon sorunu varsa tuzdan kaçınılmalıdır.
  • Özellikle kurutulmuş meyveler ve özellikle yeşil yapraklı sebzeler önerilir.

KOAH hastaları nasıl bir iklimde yaşamalı?

Aşırı nemli hava da, aşırı kuru hava da KOAH hastaları için uygun değildir. Havadaki ideal nem oranı % 30-60 arasındadır. Nem ve sıcaklık oranlarının sık değiştiği iklimler KOAH için uygun değildir.

KOAH ölüme neden olur mu?

Tedavi edilmediği takdirde hayati risk faktörleri gelişmesine neden olan KOAH, tüm dünyadaki ölüm vakalarının yaklaşık olarak %5’inden sorumludur. KOAH’a bağlı ölümlerin ise %90 kadarı sigara içmeye ve diğer tütün ürünlerine bağlıdır.

KOAH kalbi etkiler mi?

Kalp yetmezliği sıklıkla KOAH ile birlikte yaşanan bir durumdur. Özellikle hastalığın 4. evresinde çoğunlukla kalp yetmezliği tablosu gelişebilmektedir. KOAH ve kalp yetmezliği birbirini tetikleyebilen iki hastalıktır.

KOAH balon tedavisi nedir?

KOAH balon dilatasyonu, bronkoskopi olarak adlandırılan ve nefes borusunun içini görmeye yarayan özel kameralarla, nefes borusunun temizlenmesi ve genişletilmesi için uygulanan bir yöntemdir. Sigara kullanımı nedeniyle nefes borusunda daralma ve balgam yaratan hücrelerde kalınlaşma görülen hastalarda uygulanabilmektedir.

Sigara içmeyen biri KOAH olur mu?

Sigara içmeyen kişilerde de Kronik KOAH görülmesi mümkündür. Çünkü tahriş edici gazlara, kimyasal partiküllere uzun süre maruz kalmak ve genetik yatkınlık da hastalığın ortaya çıkmasında etkili olabilmektedir.

KOAH akciğer filminde belli olur mu?

Akciğer filminin uzman hekim tarafından değerlendirilmesinde görülebilecek olan bronş ağacındaki değişiklikler KOAH şüphesine sebep olabilmektedir.

KOAH hastalığı genetik midir?

KOAH vakalarının yaklaşık %1'inde, akciğerleri korumaya yardımcı olan alfa-1 antitripsin adlı enzimin vücutta genetik olarak yetersiz seviyede olduğu görülmüştür. Dolayısıyla bu kişilerin sigara kullanmaları KOAH'ın ortaya çıkmasını hızlandırır.

Astım KOAH a çevirir mi?

Astım, nefes darlığı ve hırıltılı öksürük belirtilerine neden olan ancak, yaşam tarzındaki düzenlemeler ve özenli takiple kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Fakat tedavi edilmediğinde, benzer belirtiler gösterse de çok daha riskli bir solunum yolu hastalığı olan KOAH'a dönüşebilmektedir.

KOAH testi nedir?

KOAH tanısında Spirometri adlı cihaz ile yapılan solunum fonksiyon testinden faydalanılmaktadır. Hastalığın hem tanısı hem de şiddetinin belirlenmesi için kullanılmaktadır. Test sırasında bu cihaza tarif edilen şekilde üflemek gereklidir.

KOAH hastalığında ağızdan kan gelir mi?

Özellikle ileri evrelerde olmak üzere, KOAH'ta diğer bazı solunum hastalıklarında da olduğu gibi öksürük ve balgam ile birlikte ağızdan kan gelmesi söz konusu olabilmektedir.

KOAH balgam yapar mı?

KOAH'ta en sık görülen belirtiler nefes darlığı, öksürük ve bolca balgam çıkarmadır. Özellikle sigara içen kişilerin öksürük ve balgam belirtilerini önemle dikkate alarak uzmana başvurmaları gerekir.

KOAH hastaları spor yapabilir mi?

KOAH tedavisinde düzenli egzersiz yapmanın faydası büyüktür. Gerek solunum kaslarının gerekse vücudun diğer bölgelerindeki kasların düzenli olarak çalıştırılması, hastanın güç kazanmasına ve efor kapasitesinin artmasına yardımcı olacaktır. Ancak hastanın durumuna ve hastalığın evresine göre yapılacak olan egzersizin dikkatli seçilmesi gerekmektedir.