RTM Life Logo

RTM sisteminde tedavinin amacı; tam sağlık durumu olarak ifade edebileceğimiz, kişinin hiçbir destekleyici ürüne veya uygulamaya ihtiyacı olmadan tam iyilik haliyle yaşamını sürdürebilmesidir.

Tedavi; hastanın şikayetlerinin kaynak – neden-sonuç ilişkisinde, RTM sistemi teşhis yöntemleri ile saptanması ile başlar. Hastalık sürecini başlatan; nedenleri ve sonucu doğuran kaynaktır. Kaynak ise kirlenme, sistemlerde bozulma ve DNA kod değişiklerini içine alan hastalık tiradır.

Bu bağlamda hastalık süreçleri bedenin kirlenmesi, sistemlerin bozulması ve DNA kod değişikliklerinin yer aldığı hastalık tiradı üzerinden gelişir. Bu bölüm kayak süreçlerini ortaya koyar. Sonraki süreç ise neden olarak isimlendirildiğimiz bedensel değişimler ve bu değişimlere bağlı olarak ortaya konan hastalık sonuçlarıdır. Hastalıklar ise bedenin yeni hayati değerleridir.

Kaynak – neden -sonuç ilişkisinde hasatlıkları ve oluşum süreçlerini değerlendiren RTM sisteminde tedavi ise kaynak bölümünde yer alan hastalık tiriadının geri çevrilmesidir. Bedenin temizlenmesi, sistemlerin düzenlenmesi ve DNA kodlarındaki epigenetik değişikliklerinin geriye dönüşünün kurgulanmasıyla yani tedavi tiriadının devreye sokulması ile olur.

RTM sisteminde hastaların tedavi protokolleri kişiye özel olarak oluşturulur. Tedavinin belkemiği RTM fitoterapötikleridir. Ayrıca tedavi sürecini hızlandıracak geleneksel tedavi yöntemleri kişinin ihtiyaçlarına göre protokole dahil edilir. RTM sistemi tedavilerinde 25’i aşkın modern ve geleneksel tıp tedavi yöntemi başarı ile uygulanmaktadır.

RTM Sistemi Tedavi Süreçleri:

İlk Aşama: Hastanın mevcut medikal ilaçlarıyla beraber RTM sistemi protokolleri çerçevesinde tam sağlık durumunda olması.

İkinci Aşama: Hastanın mevcut medikal ilaçlarına ihtiyaç duymadan sadece RTM sistemi protokolleri ile tam sağlık durumunda olması.

Son Aşama: Hastanın mevcut medikal ilaçlarına ve RTM Sistemi protokollerine ihtiyaç duymadan tam sağlık durumunda olması.

Bu süreç hastanın durumuna göre kademeli olarak ilerler.

RTM Sistemi Tedavi Yöntemleri:

RTM Fitoterapötikleri:

RTM fitoterapötikleri, Prof. Dr. Mustafa Yaşar’ın 30 yıla yakın hekimlik hayatında geliştirmiş olduğu formüller, çeşitli üniversiteler ile yapmış olduğu çalışmalar ve Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları RTM bünyesinde tamamlanarak RTM Nutrasötik Sanayii “Naturin”’de sadece RTM hastalarına özel olarak üretilmektedir. RTM Fitoterapötiklerinin etkinlikleri, sayıları giderek artan akademik makaleler ve tamamen iyileşmiş on binlerce hasta ile kanıtlanmıştır.

Tedavi protokollerinde RTM fitoterapötiklerine ek olarak, süreci hızlandırmak için, kullanılan tedaviler:

Ozon Tedavisi

Modern yaşamda maruz kaldığımız stres, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve kötü alışkanlıklar gibi durumlar vücudumuzda toksinlerin birikimi ve oksijen eksikliği artırır. Bu da kronik yorgunluğa, erken yaşlanmaya, hastalıklara ve kansere zemin hazırlar. Yeterli oksijenlenmeyi sağlamak için nefes almaktan daha fazla şey yapmak zorunda kalabiliriz. Ozon Terapi insanların ihtiyacı olan oksijeni en etkili şekilde sağlayan ve toksinleri yok eden bilinen en önemli tedavi yöntemlerinden biridir.

Ozon Alman kimyacı Christian Friedrich Schönbein (1799-1868) tarafından 1840 yılında keşfedilmiştir. Ozon gazı keşfinden kısa süre sonra çok güçlü okside ve dezenfekte etme özelliği sayesinde tüm dünya da pek çok yerde mikrop öldürücü olarak kullanılmaktadır. Keşfedildiğinden bu güne tedavide kullanılmaya devam edilse de özellikle son zamanda oldukça popüler yöntem haline gelmiştir.

Ozon Tedavisini geleneksel tıp yöntemlerinin bir parçası olarak kabul etmek pekte mümkün değildir. Bunun iki sebebi vardır; bunlardan birincisi her ne kadar eski tedavi yöntemi olsa da geleneksel yöntemler kadar binlerce yıl eskiye dayanmaz, bir diğeri ise etkileri üzerine keşfedildiğinden bu güne yazılmış pek çok akademik makale ve bilimsel çalışma olmasıdır. Ozon tedavisini Almanlar ‘’Kan yıkama’’ olarak ta adlandırmaktadırlar. Ozon terapinin en önemli özelliği, hastaya ve hastalığa özgü olmak üzere vücuda farklı yöntem ve ölçülerde hastalara tatbik edilmesidir. Major, Minor, Subkütan, Vücut boşluklarına ve eklem içine ozon gazı verilmesi bu yöntemlerden bazılarıdır.

Ozon Terapi beyaz kan hücrelerinin(savunma hücreleri olup enfeksiyonlara karşı korur) oluşumunu ve fonksiyonlarını artırır. Bakteri, virüs ve mantarları öldürür. Bağışıklık sistemini enfeksiyonlara karşı güçlendirir. Bağışıklık sistemini düzenleyici özelliği ile bağışıklık sisteminin sapmasından kaynaklanan hastalıkların tedavisine yardımcı olur. Hızla büyüyen kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını engellemeye yardım eder. Alyuvarların(kanda oksijen taşıyan kırmızı hücreler) elastikiyetini artırarak kılcal damarlardan geçişini hızlandırır. Kanın dokulara oksijen bırakma yeteneğini artırarak organların oksijenlenmesini artırır ve bu sayede performanslarını yükseltir. Hücre içi solunumunu hızlandırır. Detoks edici özelliği ile vücudumuzdaki kimyasal maddelerin temizlenmesine yardım eder. Kanın kıvamını azaltır, akışkanlığını sağlar. Bu sayede damar duvarındaki plakların yumuşamasını ve küçük kan damarlarındaki tıkaçların çözülmesini sağlayarak dolaşımı düzenler.

RTM Sisteminde Ozon Terapisi Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında bedenin temizlenmesi sürecinde yer alır. Fiziksel, kimyasal ve Elektriksel Bedenler üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Ozon Terapisi uygulamalarıyla kandaki oksijen kapasitesi arttırılarak iyileşme süreçlerinin hızlandırılması hedeflenir. Çok etkili bir detoks uygulamasıdır.

PRP Tedavisi

PRP, “Platelet Rich Plasma” baş harfleri alınarak kısaltılmış halidir. Kanda bulunan trombosit hücrelerince zenginleştirilen serum anlamına gelmektedir. Bu yöntemde ilaç hastanın kendi kanından hazırlanmaktadır. Yani doğal bir tedavi yöntemidir. Uygulama genel itibariyle hastaların damar yoluyla alınan kanlarının, tüp içine koyularak yüksek devirli motorla içerisine 10 -15 dk. döndürülüp katmanlara ayrılması ve ayrılan bu katmanlardaki plazmaların bir enjektör yardımıyla alınıp vücudun ilgili bölgesine enjekte edilmesi ile gerçekleştirilir. Yaralanan veya sorun yaşanan kas, tendon ve benzeri dokuların onarım süreci; bölgedeki pıhtılaşmış kanın içindeki trombositlerin parçalanması ile ortaya çıkan cytokinler ve büyüme faktörlerinin başlattığı enflamasyon ile başlar. PRP eklem, kıkırdak, tendon, bağ dokusu ve kemiklerde yenilenmeye yardımcı olur.

RTM Sisteminde PRP Regeneration aşamasında yer alır. Tedavi triadında sistemlerin desteklenmesi sürecinde görev alır. Fiziksel Beden ve Elektriksel Beden üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde PRP uygulamalarıyla Fiziksel Beden üzerindeki iyileşme süreçlerinin hızlanması, elektriksel beden üzerinde Fascia koordinasyonu hedeflenir. PRP'nin Proloterapi'den farkı, sadece eklem içine uygulanması ve solüsyon olarak hastanın kendi kanının kullanılması olarak kısaca özetlenebilir.

Proloterapi

Proliferatif ve irritan hipertonik solisyonların (dekstroz vs.) vücuda enjekte edilmesi, oluşan enflemasyona karşı vücudun iyileştirici bir savunma esası geliştirmesi sürecine dayanan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi yönteminde enjeksiyonlar genellikle zedelenmiş ve aşınmış tendon, ligament ve eklemlere yapılır. Hastanın şikayet ve görüntüleme sonuçlarına göre 3-4 haftada bir 3-6 seans uygulanabilir. Proloterapide amaç sadece ağrının geçmesi değil, ağrıya neden olan hastalığın düzelmesidir.

RTM Sisteminde Proloterapi Regeneration aşamasında yer alır. Tedavi triadında sistemlerin desteklenmesi sürecini görev alır. Fiziksel Beden ve Elektiriksel Beden üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Proloterapi uygulamalarıyla Fiziksel Bedeni üzerindeki iyileşme süreçlerinin hızlanması, elektriksel beden üzerinde Fascia koordinasyonu hedeflenir.

Manuel Terapi / RTM Manipülasyonları

Manuel Terapi yumuşak dokular ve eklem yapılarını teşhis ve tedavi etmek için Doktorlar ve Fizyoterapistler tarafından kullanılan manipülasyon uygulamalarını da içeren ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere spesifik bazı teknikleri de kullanan klinik bir yaklaşımdır. Manuel Terapi ağrıyı hafifletmek, hareket kısıtlılığını azaltmak, yumuşak doku iltihabının azaltılması veya ortadan kaldırılmak, elastikiyeti teşvik etmek, kasılma ve kasılma dışı doku onarımını hızlandırmak, hareketi kolaylaştırmak için kullanılır.

RTM Sisteminde Manuel Terapi (Manipülatif Terapi) Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında sistemlerin desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel Beden, Enerji Bedeni ve Elektriksel Beden üzerinde etkilidir. RTM Manuel Terapi uygulamaları bütünüyle kendine has yöntemleri içermektedir. Belirli alanlarda, eklemlerde, bağ dokularında veya iskelet kaslarında hareketliliği arttırmak için vücuda doğru belirlenmiş ve özel olarak yönlendirilmiş bir el kuvveti uygulanmasıdır. Sistem içinde özellikle kas-iskelet sistemi ağrılarını ve sakatlıkları teşhis ve tedavi etmek için kullanılan bir yöntemidir. Boyun, sırt ve bel ağrıları başta olmak üzere kol, omuz, kas ve iskelet sistemindeki ağrılı sendrom ve hastalıkların tedavisinde görev almaktadır. Cerrahi müdahaleyi gerektiren bazı disk kayması durumlarında da vakanın ağırlığına bağlı olarak alternatif bir tedavi olarak iyileşmeyi sağlayabilmektedir. Manuel Terapi ‘de kas ve/veya eklemlerin sıkıştırdığı sinirlerin serbest kalmaları sağlanabildiğinden, segmentlere bağlı olarak; migren, baş ağrısı, astım, hazımsızlık, artrit ve bazı duygusal bozukluklar dahi tedavi edilebilmektedir.

Manyetik Alan Tedavisi

Atomun kendi yapısını koruyan ve diğer atomlarla olan etkileşimini düzenleyen kuvvetlerden bir tanesi elektromanyetik kuvvettir. Elektromanyetik kuvvet elektromanyetik dalgalardan oluşur. Elektromanyetik dalgaların toplam enerjisini meydana getiren en küçük enerji parçacığına ise foton (kuant) denir. Bedenimizin molekül altı düzeydeki iletişimi elektromanyetik sinyaller yani biyofotonlar yardımıyla gerçekleşir.

Magneto Terapi doğal ve hassas bir tedavi şekli olan ve manyetik alan etkileşimine dayanan, yani girişimsel olmayan fiziksel bir tedavi metodudur. Bu doğal metot, aynı anda birçok hastalığın tedavisinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Tedavide oldukça geniş bir uygulama alanı olması, kolay uygulanabilirliği, doğal bir metot oluşu ve yan etkisi olmaması Magneto Terapi'yi oldukça önemli kılmaktadır. Literatüre bakıldığında manyetik alan tedavisiyle çok farklı sonuçların alındığı görülmekle birlikte, klinik çalışmalarda pulsatif manyetik alanın antienflamatuar, antiödem ve analjezik olarak başta lokomotor sistem olmak üzere pek çok hastalıkta tedavi edici etkileri görülmektedir.

RTM Sisteminde Magneto Terapi (Manyetik Alan Tedavisi) Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında bedenin temizlenmesi sürecinde yer alır. RTM Sisteminde Magneto Terapisi uygulamalarıyla beden yapılarındaki düzensizlikler giderilerek en mükemmel hale gelmesi amaçlanır.

Sıcak Magno Terapi

Sıcak Magno Tedavisi, Manyetoterapi, Isı Terapisi ve Mikrovibrasyon tedavilerini birleştiren ve hastaya aynı anda tümünü uygulayabilen bir yöntemdir. Uygulanan kişiye bölgesel olarak terapötik etki sağlar. Sıcak Magno uygulaması, vücudumuzun sinirlerinin ve hücrelerinin elektrik potansiyelini etkili bir şekilde değiştiren, ağrı kesici özelliği olan ve yaralı dokuların iyileşme sürecini hızlandıran, sabit, ritmik bir darbeli manyetik alan üreterek iyileşmeye katkı sağlar. Sıcak Magno hücresel düzeyde çalışır, uygulama yapılan bölgeye bir sıra enzimatik işlemi aktive eder ve bu da iyonik malzemelerin hücrelere girip çıkmalarına yardımcı olur. Bu işlem, hücrelerin içindeki metabolizmayı hızlandırır, kullanıcının immünolojik durumunda pozitif değişiklikler oluşturur, kan dolaşımını hızlandırır ve kan pıhtılaşmasını azaltır. Aynı zamanda derin ısıtma ve mikrovibrasyon etkileri, iç kan dolaşımını artırarak pozitif kimyasal prosesleri ve metabolizmayı arttırır.

Özetle ifade edersek Sıcak Magno Uygulaması;

  • Kan dolaşımını arttırır,
  • Bölgesel olarak ağrıların azalmasına yardımcı olur,
  • Anti-inflamatuar etkiye sahiptir,
  • Kas spazmı azaltır,
  • İyileşme ivemsine pozitif katkı sağlar,

RTM Sisteminde Sıcak Magno Terapisi (Hot Magner Therapy) Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında sistemlerin desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel Beden ve Elektriksel beden üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Sıcak Magno Terapisi uygulamalarıyla Fİziksel Beden üzerinde yapılan uygulamaların etkinliğinin artması ve elektriksel bedendeki düzensizlikler giderilerek en mükemmel hale gelmesi amaçlanır.

Lenfatik Drenaj Tedavisi

Lenfatik Masaj, genellikle Lenfatik Drenaj olarak adlandırılır. Lenfatik drenaj, lenf sıvısının vücut etrafındaki dolaşımını uyarmak için özel olarak geliştirilmiş bir lenfatik masaj terapisidir. Uygulama bir anlamda nazik, ritmik bir masaj tedavisidir. Bu uygulamayla vücutta biriken atıkların ve toksinlerin lenfatik sistemden uzaklaştırılmasını ve iyileşmenin hızlandırılması hedeflenir. Lenfatik masaj, yaralanma veya ameliyattan sonra şişliğin önlenmesine ve ayrıca bağışıklık sistemimizin güçlendirilmesine yardımcı olur.

Lenfatik Drenaj temel amaç lenfatik ve dolaşım sisteminizin verimini arttırmaktır. Tutulan sıvının hacmini ve basıncı azaltarak, dolaşımdaki engelleri bertaraf etmeye çalışır. Bu sayede dolaşım sisteminizin tutulan sıvıları ve toksik atık birikimlerini hızlı bir şekilde dışarı çıkarma kapasitesini artırır. Pek çok uygulama sonrası hastaların kendilerini oldukça “enerjik” hissetmelerinin sebebi budur.

Lenfa Drenajı, diğer masaj manipülasyonlarından farklı olan kendine özgü manipülasyonlarla uygulanır. Her masör Lenfa Drenajı uygulayamaz. Bunu uygulayan masörün genel anatomi ve fizyoloji bilgisinin yanı sıra, lenfa anatomi ve fizyolojisini ayrıca ödeme sebep olan patolojiyi bilmesi gerekir.

RTM Sisteminde Lenfatik Drenaj Uygulaması (Lymphatic Drainage Massage) Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında bedenin temizlenmesi ve sistemlerin desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel ve Elektriksel Beden üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Lenfatik Drenaj uygulamalarıyla Fiziksel Beden üzerinde yapılan uygulamaların etkinliğinin artması, dolaşım sisteminin desteklenmesi, detoks sürecinin hızlanması hedeflenir. Fascia koordinasyonu ile Elektriksel Beden üzerinde iyileşme amaçlanır.

Lazer Terapi

Lazer Terapi cilt, kas, tendon, kemik, sinirler gibi dokularda onarımı süreçlerini destekleyen, enflamasyonu azaltan ve uygulandığı her bölgede ağrı kesici etki oluşturabilen bir tedavi yöntemidir. Lazer terapi dokunun beslenmesini ve iyileşmesini hızlandırır; ödemi azaltır. Doku kanlanması üzerine etki ederek hücre yenilenmesini artırır. Bu uygulama sırasında endorfin ve serotonin gibi bazı kimyasalların vücutta salınımını da destekler. Lazer terapinin LLLT ve HIL gibi farklı türde cihazları mevcuttur. Doğru bir uygulamayla hasta herhangi bir acı hissetmeden tedavi programı uygulanmış olur.

RTM Sisteminde Lazer Terapi (Photobiomodulation Therapy) Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında sistemlerin desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel Beden ve Elektriksel Beden üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Lazer Terapi uygulamalarıyla Fiziksel Beden üzerinde yapılan uygulamaların etkinliğinin artması, iyileşme süreçlerinin hızlanması, akupunktur noktalarına yapılan uygulamalarla “qi” enerjisinin dolaşımının sağlanması, Fascia koordinasyonu ile Elektriksel Bedende oluşmuş hasarların tedavisi amaçlanır.

Kolon Hidro Terapi

Eski Mısırlılar, toksinlerin bağırsaklarda ayrışma sonucu oluştuğunu, oradan dolaşım sistemine girdiğini ateşe ve irine neden olduğuna inanıyorlardı. Eski Yunanlılar ise Mısırlılardan aldıkları bu düşünceyi benimsediler, geliştirdiler ve Avrupa medeniyetine aktardılar. 19. yüzyılda, biyokimya ve mikrobiyoloji alanındaki çalışmalar, otointoksikasyon hipotezini destekledi ve kolan terapi çok sık başvurulan bir uygula ma oldu.

Kolon temizliği (kolon tedavisi olarak da bilinir), herhangi bir dışkı birikimini kaldırarak spesifik olmayan toksinleri kolondan ve bağırsak kanalından çıkarmasına yardımcı olan bir dizi alternatif tıbbi tedaviyi içerir. Özellikle kalın bağırsakların temizlenmesi için kullanılır. Kolon hidroterapi, özel bir cihazı ile arıtılmış, sterilize edilmiş, insan beden ısısına yakın bir sıcaklıktaki su ve kısmi basınç ile özel bir masaj uygulamasıyla kalın bağırsakların temizlenmesi işlemidir.

RTM Sisteminde Kolon Hidro Terapi (Colon Hydrotherapy) Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Bedenin Temizlenmesi ve Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel Beden üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Kolon Hidro Terapi uygulamalarıyla Fiziksel Bedeninin temizlenmesi, boşaltım sisteminin desteklenmesi, iyileşme süreçlerinin hızlanması amaçlanır.

ESWT Terapi

İngilizce adıyla "Extracorporeal ShockWave Therapy", Türkçe tercümesiyle "Vücut dışından Uygulanan Şok Dalga Tedavisi" veya kısaca "Şok Tedavi", "Spark Gap Teknolojisi" prensibi ile vücut dışında oluşturulan şok dalgalarının elipsoid şeklindeki bir çelik çanak vasıtasıyla vücudun istenilen bir bölgesinde odaklanmasına dayanan yeni bir 'non-invazif' tedavi şeklidir.

ESWT elektrohidrolik, elektromanyetik ve piezoelektrik prensipleri doğrultusunda çalışır. Elektrohidrolik şok dalgaları, yüksek voltajlı elektrotlu su patlaması altında üretilen yüksek enerjili akustik dalgalardır. Ürolojide şok dalgası (litotripsi) öncelikle ürolitiyaziyi parçalamaya yardım etmek için, ortopedideki (dalga yarışı) şok dalgası ise doku onarımı ve yenilenmesine yardım etmek için kullanılır. Ekstrakorporeal şok dalgası tedavisinin (ESWT) kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında uygulanması, on yıldan fazla bir süredir devam etmektedir ve esas olarak, dirseğin kalsifik, kalsifik asitli, proksimal plantar faşiti, lateral epikondilit gibi sporla ilgili aşırı kullanım tendinopatilerinin tedavisinde kullanılır. ESWT ayrıca uzun kemik kırığı birlikteliğinin, femur başı avasküler nekrozunun, kronik diyabetik ve diyabetik olmayan ülserlerin ve iskemik kalp hastalığının tedavisinde de kullanılır.

RTM Sisteminde ESWT Terapi (Extracorporeal ShockWave Therapy) Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Bedenin Temizlenmesi ve Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel Beden ve Elektriksel Beden üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde ESWT Terapi uygulamalarıyla Fiziksel Bedendeki iyileşme sürecinin hızlanması, kas ve iskelet yapısına olumlu tesir sağlanması ve Elektriksel Bedende oluşmuş hasarların tedavisi amaçlanır.

Lpg Huber Lab Tedavisi

“Huber Motion Lab” sisteme yüklü programlarıyla bedene mobilizasyon, esneklik, kuvvet, dayanıklılık kazandırma amaçlanır. Kasları kinetik ve fonksiyona dönük çalıştırması avantajı ile özellikle gövde kaslarının çalıştırılması, koordinasyon ve denge açısından geçmişe dönük gelişmelerin rakamsal izlenebildiği uygulamaları içermektedir.

Huber Motion Lab ile;

  • Derin ve yüzeysel kasların güçlendirilmesi
  • Hareketlerin koordinasyonu
  • Duruşun/Postürün düzeltilmesi
  • Eklemlerin güvenli sınırlarda mobilizasyonu
  • Core Stabilizasyonda artış
  • Vücut kompozisyonu ve yağ oranlarında pozitif yönlü değişiklik

Amaçlanır.

En sık görülen fizyoterapi yaklaşımlarının uygulamasında oldukça önemli avantajlara sahiptir. Ayrıca bir çok sportif aktiviteyi güçlendirmek, vücudu şekle sokmak içinde oldukça etkili bir cihazdır. Fiziksel performansı arttırırken kişinin sağlığına zarar vermeden kontrollü fiziksel aktivite uygulamaya olanak sağlayan yegane cihazdır. Bağımsız olarak uygulanabileceği gibi özellikle “Allıance” ile koordineli çalışması durumunda tedavide daha hızlı sonuçlar alındığı görülmüştür.

RTM Sisteminde Huber Motion Lab Remember ve Regeneration aşamalarında görev alır. Tedavi triadında Bedenin Temizlenmesi ve Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel ve Elektriksel Beden yapıları üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Huber Motion Lab uygulamalarıyla Fiziksel Bedende olması gereken hareket süreçlerinin hatırlanması, doğru kas gelişiminin sağlanması, yıpranan dokuların hızlı onarılması, dolaşım sisteminin desteklenmesi, Fasica üzerine etkisiyle Elektriksel Bedende var olan düzensizliklerin giderilmesi hedeflenir.

Lpg Allinace Tedavisi

“Alliance” cihaz sadece sağlık kuruluşları tarafından ve uzman kişilerce kullanılması gereken oldukça etkili bir tedavi yöntemi ile çalışır. Cihaz tüm yaş gruplarında, vücut ağırlıklarında kullanılabilir. Bağımsız olarak uygulanabileceği gibi özellikle “Huber Motion Lub” ile koordineli çalışması durumunda tedavide daha hızlı sonuçlar alındığı görülmüştür. Alliance medikal uygulaması sahip olduğu rulo/valf programlanan devir ve ölçülerde çalışması ile gerçekleşir. Bu rulo/valf uygulama yapılan kişinin sağlıklı derisine yerleştirilerek belli ritim, basınç, ölçü ve hareket debiliminde hareket ederek tedavi gerçekleştirilir.

LPG Alliance;

  • Mastektomi sonrası kolun sekonder lenfödemini azaltılmasına,
  • Sekonder lenfödemin iyileştirilmesine,
  • Tedavi edilen bölgede lenfatik dolaşımı iyileştirilmesine,
  • Küçük kas ağrıları ve ağrılarının giderilmesine,
  • Kas spazmlarını rahatlatmaya,
  • Uygulamaya yapılan bölgede kan dolaşımında iyileşmelere,
  • DOMS ile ilişkili küçük kas ağrısının geçici olarak hafifletilmesine
  • Yanık rehabilitasyonu sırasında yerel dolaşımı iyileştirilmesine,
  • Selüloit görünümünü ve tedavi edilen alanların çevresini azaltılmasında,
  • Cildi iyileştirmek için lenfatik dolaşımı ve yerel kan dolaşımını iyileştirilmesine,
  • Cilt kalitesinin iyileştirilmesinde,
  • Cildin yaşlanmasının iyileştirilmesi (geciktitilmesinde,
  • Fibroblastların uyarılmasına (kolajen, elastin, hyaluronik asit sentezi), yardımcı olur.

RTM Sisteminde Alliance Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Bedenin Temizlenmesi ve Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel ve Elektriksel Beden yapıları üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Alliance uygulamalarıyla Fizik Bedeninde hücre yenilenmelerinin hızlanması, hasarlı dokunun tamiratı, kan dolaşımının hızlanması, dolaşım sisteminin desteklenmesi, Fasica üzerine etkisiyle Elektriksel Bedende var olan düzensizliklerin giderilmesi hedeflenir.

Ultrason Tedavisi

Ultrason, mekanik etki, ses enerjisi kullanılarak kas spazmları ve ağrının azaltılmasında kullanılan etkili bir tedavi yöntemidir. Derin ve yüzeysel sıcaklık ve ağrı giderici etkilerinden dolayı çok sık başvurulan tedaviler arasında yer almaktadır. Ses dalgalarının ve mekanik baskının belirlenen frekans ve basınç şiddetinde vücuda uygulanmasıyla kullanılır. Tedavi amacı ile kullanılan ultrason piezo-elektrik denen bir yöntemle elde edilmektedir. Ultrason uygulamasında dalgalar absorbe edildiği sırada ısı oluşur. Isı yağ, kas ve periost gibi dokuların yüzeylerinde daha güçlü etkiye sahiptir. Dokularda meydana gelen ısı arttışı hücre aktivasyonunu artırır.

Tedavi sırasında vazodilatasyon oluşturarak kan akımında artış meydana getirir. Metabolizmanın artması sonucu metabolitlerin atımını sağlar. Bu sayede enflamasyonları azaltır. Ultrason dalgaları dokularda basınç değişikliklerine sebep olur, bunun sonucunda da dokudaki mekanik reaksiyonlar mikromasaj etkisi gösterir. Kollajen liflerin birbirinden ayrılması ve bağ dokunun yumuşaması ile adhezyonlar çözülebilir. Bunula beraber ultrason; mikroskobik olarak hücre yapısını serbestleştirir, kan yapımını hızlandırır. Analjezik etkisi vardır. Otonom sinir sistemi güçlendirir ve yumuşak doku yaralanmalarını iyileşmesine katkı sağlar.

RTM Sisteminde Ultrason Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel ve Elektriksel Beden yapıları üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Ultrason uygulamalarıyla Fiziksel Bedende hücre yenilenmelerinin hızlanması, hasarlı dokunun tamiratı, kan dolaşımının hızlanması, dolaşım sisteminin desteklenmesi, Fasica üzerine etkisiyle Elektriksel Bedende var olan düzensizliklerin giderilmesi hedeflenir.

SIS Tedavisi

SIS, “Süper Endüktif Sistem” teriminin kodlanmış tabiridir. Tedavi yoğunluklu elektromanyetik alan üzerinde terapötük etki oluşturma mantığına dayanır. Bu terapötik etkileri ağrıda rahatlamaya, kırıkların iyileşmesine, myorelaxation, myostimulation ve eklem mobilizasyonunu desteklemeye yardımcı olmak olarak sıralayabiliriz. SISI, üç farklı ağrı kontrol teorisine dayanmaktadır. Her biri frekans spektrumunda değişiklik göstermektedir. Bu nedenle, SIS tedavisi kronik ya da akut olsun, tüm bozukluklarda kısa sürede rahatlamaya yardımcı olmaktadır.

Eklem mobilizasyonu, eklem kapsülünü çevreleyen kasların tekrarlayan kasılmalarıyla sağlanır. Bu tekrarlayan daralma, eklem oyun restorasyonuna yol açan manuel eklem mobilizasyonunun yerini alması amaçlanır. Yüksek yoğunluklu elektromanyetik alan, etkilenen bölgedeki kan dolaşımını arttırarak, vasküler ve kıkırdak kallusu oluşumunu destekler. Nöromüsküler doku içindeki elektromanyetik alanın etkileşimi, sinir depolarizasyonu ve kas kasılmalarıyla sonuçlanır. Seçilen stimülasyon sıklığına bağlı olarak kas kolaylaştırma veya güçlendirme elde edilmesi amaçlanır. Kas tonusu kontrolünün spinal seviyesini etkileyerek artan bir kas tonusunun inhibisyonu sağlanır. Bu mekanizma, spastisitenin meydana geldiği merkezi motor bozukluğunun tedavisine yardımcı olması için kullanılır.

RTM Sisteminde SIS Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel ve Elektriksel Beden yapıları üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde SIS uygulamalarıyla Fiziksel Bedende hücre yenilenmelerinin hızlanması, hasarlı tokunun tamiratı, kan dolaşımının hızlanması, dolaşım sisteminin ve kas / iskelet sisteminin desteklenmesi, Fasica üzerine etkisiyle Elektriksel Bedende var olan düzensizliklerin giderilmesi hedeflenir.

Osteopathy

Osteopati, elle yapılan ayarlamaları, miyofasiyal salınımı, kas dokusu ve kemiklerin diğer fiziksel manipülasyonunu vurgulayan bir tedavi tekniğidir. Osteopati pratisyenlerine osteopati denir. Osteopati kelimesinin kökeni 'kemik' anlamına gelen 'osteo'dan dayanmaktadır. Her ne kadar bu anlamıyla osteopati denilince kemik sorunlarına şifa getirmek, sırt ve ense ağrılarını dindirmek amacıyla yapılan uygulamalar anlaşılsa da, bu bilimin uygulandığı alanlar tahmin edildiğinden çok daha fazladır.

Eski bir Çin masaj tekniği olan 'manipülasyon' tedavisi aslında osteopati, şiatsu, şiropraktik gibi bazı tekniklere verilen genel isimdir. Manipülatif tedaviyle boyun ve bel fıtıkları, kas spazmları, ensedeki problemlerden kaynaklanan baş ağrıları, omurga kilitlenmeleri ilaçsız ve ameliyatsız olarak tedavi edilebilmektedir. Hatta manipülatif tedavinin bazı bağırsak ve mide rahatsızlıklarında da başarılı sonuç verdiği olmaktadır.

RTM Sisteminde Osteopati Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel ve Elektriksel Beden yapıları üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Osteopati uygulamalarıyla Fiziksel Bedende hücre yenilenmelerinin hızlanması, hasarlı tokunun tamiratı, kan dolaşımının hızlanması, dolaşım sisteminin ve kas / iskelet sisteminin desteklenmesi, Fasica üzerine etkisiyle Elektriksel Bedende var olan düzensizliklerin giderilmesi hedeflenir.

Craniosacral Terapi

Craniosacral Terapi, terapistin 'cranial ritmi' kontrol ederek kuyruk sokumundan kafatasına kadar olan bölgenin belirli noktalarına hafif basınç ve masaj terapi uygulayarak iyileşmeye yardımcı olan bir tedavi tekniğidir. Craniosacral Terapi, vücut içi sıvısının hareketliliğine ve dengelenmesine ve merkezi sinir sistemindeki negatif etkilerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Craniosacral Terapi, vücut kasları ve yumuşak dokunun rahatlaması ve kemiklerdeki hareketliliğin sağlanması ile vücudun kendi kendini iyileştirmesi fonksiyonunun öne çıkmasını amaçlar. Craniosacral Terapi aracılığı ile terapi uygulanan kişi kendisi ile bütünleşir, stresten ve ağrıdan uzaklaşır. Vücut balansı sağlanır, bağışıklık sistemi güçlenir; akıl, vücut ve ruh birlikteliği sağlanır.

Craniosacral Terapi stres, depresyon, duygusal sorunlar, somatik rahatsızlıklar, spordan kaynaklanan sorunlar, migren, baş ağrıları, kronik yorgunluk, vücut hareket ve dengesi ile ilgili sorunlar, merkezi sinir sistemi sorunları, boyun ve bel ağrıları, öğrenim bozuklukları, hiperaktivite, bebeklerde ve yetişkinlerde uykusuzluk ortopedik bozukluklar ve diğer ağrıları durumların tedavilerine yardımcı olur.

RTM Sisteminde Osteopati Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel ve Elektriksel Beden yapıları üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Craniosacral uygulamalarıyla Fiziksel Bedende hücre yenilenmelerinin hızlanması, hasarlı tokunun tamiratı, kan dolaşımının hızlanması, dolaşım sisteminin ve kas / iskelet sisteminin desteklenmesi, Fasica üzerine etkisiyle Elektriksel Bedende var olan düzensizliklerin giderilmesi hedeflenir.

Refleksoloji

Refleksoloji bir çeşit masaj tekniğidir. Fakat bu teknikteki temel mantık ayakların vücudun aynası olduğu öğretisine dayanmaktadır. Bu Refleksolojiye göre ayaklar insan vücudunu temsil eder ve her nokta vücutta bir bölgeye karşılık gelir. Bu bölgelerin masaj yoluyla uyarılması ile vücudun buna gereken tepkiyi verdiği inancı ile temellenir. Belirli noktalara kişinin verdiği tepki ile bu temsil edilen bölgedeki problem saptanmaya çalışılır ve gerekli manipülasyonlar ile bu bölgedeki sorun giderilmeye çalışılır. Refleksoloji bir tür denge masajıdır ve kişinin kendisini fiziksel, duygusal ve ruhsal bakımdan iyi hissetmesini sağlar. Kişiye doğal dengesini kazandırır.

RTM Sisteminde Refleksoloji Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel Beden yapıları üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Refleksoloji uygulamalarıyla Fiziksel Bedende hücre yenilenmelerinin hızlanması, hasarlı tokunun tamiratı, kan dolaşımının hızlanması, dolaşım sisteminin ve kas / iskelet sisteminin desteklenmesi, akupunktur noktaları üzerine yapılan baskılarla meridyenlerde var olan düzensizliklerin giderilmesi ve “qi” enerjisinin sorunsuz şekilde bedende dolaşması hedeflenir.

Masaj Terapi

Masaj Terapi hasta kişinin ya da yorgun bir organın rehabilitasyonu, yani yeniden eski durumuna dönebilmesi için organizmanın tümü üzerine tatbik edilen sistemli ve belirli mekanik enerji ile derinlerde anatomik, fizyolojik, fonksiyonel en yüksek tesir meydana getiren manipülasyonlar topluluğudur. İlk insan, acıyan ve ağrıyan yerini ovmakla acı ve ağrısının geçtiğini anladığı günden beri masaj tatbik edilmektedir. İnsanoğlu ile birlikte başladığına inandığımız romatizma gibi hastalıklarda, masajın ağrıları dindiren aktif ve pasif müdahaleler ile hastalığı rehabilite edici etkisini anlaması ile ayrı bir değer taşımaktadır.

RTM Sisteminde Masaj Terapi Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel ve Elektiriksel Beden yapıları üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Masaj Terapi uygulamalarıyla Fiziksel Bedende hücre yenilenmelerinin hızlanması, hasarlı tokunun tamiratı, kan dolaşımının hızlanması, dolaşım sisteminin ve kas / iskelet sisteminin desteklenmesi, akupunktur noktaları üzerine yapılan baskılarla meridyenlerde var olan düzensizliklerin giderilmesi ve “qi” enerjisinin sorunsuz şekilde bedende dolaşması, Fasica üzerine etkisiyle Elektriksel Bedende var olan düzensizliklerin giderilmesi hedeflenir.

Homeopati

Homeopati, benzeri benzer ile iyileştirme temeline dayanan bir tedavi tekniğidir. Homeopati kelimesi 'homoion' benzeri ve 'pathos' acı çekme kelimelerinden türetilmiştir. Homeopati, tarihte ilk defa doktor, kimyager ve eczacı olan Dr. Samuel Hahnemann tarafından kurulmuş ve geliştirilmiştir. Dr. S. Hahnemann (1755-1843) yıllar süren araştırmaları ve gözlemleri sonucu şu görüşe varmıştı: ''Sağlıklı bir insan üzerinde doğal drogu mümkün olan en yüksek dozda alması ve bunun sebep olabileceği hastalık belirtileri ile alınan maddenin karakteristik özelikleri aynıdır."

Hahnemann, 50 yıl süreyle yüzlerce bilimsel araştırma yapmış ve birçoğunu da kendi üzerinde denemiştir. Hahnemann, bitki, hayvan ve mineral drogları kullanmıştır. Bunların D1-D30 dozajları arasında dilusyon ve globulilerini yapmıştır. Bugün 2000'den fazla bitki, hayvan ve mineral droglarından homeopatik ilaçlar elde edilmiştir.

Buna örnek olarak kahveyi verebiliriz. Kahve kalp çarpıntısı ve uykusuzluğa sebep olur. Bu nedenle kalp çarpıntısı ve uykusuzluğa sebep olan hastalık, kahvenin yüksek sıvılaştırılmış formu ile tedavi edilebilir. Aynı şekilde yemek yapmak için soğan doğrarken kişinin gözleri yaşarır ve burnu akar. Buna benzer rahatsızlığı olana soğan tentürü verilirse hasta iyi olur.

Hahnemann, 1790 yıllında kına-kına kabuğundan elde ettiği tentürle kendi üzerinde tedavi denemeleri yapmıştır. O zamanlar kına-kına sıtmaya karşı kullanılmıştır. Hahnemann, kendi üzerinde yaptığı deneylerde kına-kına tentürünün aynı sıtmada olduğu gibi rahatsızlıklara sebep olduğu tespit edilmiştir.

Homeopat (Homeopati uzmanı) hastası ile çok geniş çaplı bir anamnez uygular ve böylece hastası hakında bir fotoğraf ortaya çıkar. Anamnez'in sıraca sorularla hastanın yemek yeme sevgileri, psikolojik durumu, çevresi ile münasebetleri, korkuları ve uyku durumu hakında bilgi edinilir. Böylece durumu öğrenilir ve uygun homeopatik tentürle tedavi edilir. Bu tür Anamnez normal olarak 1-2 saat sürebilir.

Uygun olan tentürü seçmek oldukca zor bir işlemdir. Her bitki drogunun tentürü kendine has karaktere sahiptir. Hastanın hastalık belitilerine ve drogun karekteristik özeliklerine bakılır ve uygun olan tentür seçilir. Sadece uygun olan tentürü seçmek de yetmez, aynı zamanda uygun olan inceltmeyi de (Sulandırma, kuvvetlendirme) iyi bilmek gerekir.

Homeopatik ilaç, hastanın durumunu (Semptom) hafif yükseltmektedir. Bağışıklık sistemi harekete geçirmek için drogu mutlaka inceltmek (Sulandırmak, sıvılaştırmak, kuvvetlendirmek) gerekir. Aksi halde istenen etkiyi elde etmek mümkün değildir. Ayrıca birçok doğal drog zehirli olup inceltmeden alınırsa zehirlenmelere neden olabilir.

Hahnemann, yaptığı araştırmalarda bir drogu ne kadar inceltirse o kadar etkisinin arttığını tespit etmiştir. Buna dinamikleşme de denir. İnceltme, damlamalarda alkolle ve haplarda süt şekeri ile olur. Önce 'Ana Drog' (Ana madde) elde edilir ve bu alkol veya süt şekeri ile inceltilir. Örneğin; arı zehiri önce elde edilir ve bundan bir kısım 9 kısım alkolle karıştırılarak iyice çalkalanır ve Homeopati'de D1 adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden bir kısım tekrar 9 kısım alkolle karıştırılır ve iyice çalkalandıktan sonra D2 tentürü elde edilir. D2'den bir kısım, 9 kısım alkolle karıştırılarak iyice çalkalanır ve sonra D3 tentürü elde edilir. Bu işlem D30'a kadar tekrarlanabilir. D1=1/10, D2=1/100, D3=1/1000'e eşittir. Buradaki çalkalama işlemi çok önemlidir. Çünkü moleküllerin alkol içinde aynı oranda dağılması gerekir. Tentür üreten firmalarda çok özel çalkalama aletleri mevcuttur ve çalkalama işlemi 2-3 hafta sürer.

Örneğin; 1 gr. Boğankötü (Kaplanboğan) rendelendikten sonra bir şişeye konur ve üzerine 9 ml % 38-70'lik etanol (Alkol) ilave edilir ve güneş görmeyen bir yerde muhafaza edilir. Şişedeki nesne iki günde bir çalkalanır ve 4-6 hafta sonra süzülerek Homeopati'de "Aconitum D1" isimi ile anılan tentür elde edilir. Bu çok zehirli olup asla kulanılmaz. Bundan 1 ml alınarak 9 ml etanolla karıştırılır ve çalkalanır. (Çalkalanma işi firmalarda özel çalkalayıcı aletlerle yapılır. Böylece moleküller eşit oranda tam olarak yayılır.) Bu tentüre Homeopati'de "Aconitum D2" denir ve bundan 1 ml alınarak 9 ml etanolla karıştırılarak çalkalanılırsa D3 dozajlı tentür elde edilir. Aconitumum D4'den aşağıdaki tentürlerin kullanılması mahzurludur.

Hastanın Anamnezi'ni yapılıp ona uygun tentürün bulunması çok çok zor olduğundan bazı ilaç firmaları, bazı rahatsızlıklara karşı en çok kullanılan ve etkili olan drogların tentürlerinden kompleks ilaçlar hazırlamışlardır. Bu kompleks ilaçlara posyon da denir. Hastanın durumu, hastalığın kronik veya akut oluşuna göre farklı tentür (Dilusyon, sulandırma) veya globuli (Kürecik şeklinde haplar) verilir. Tentürün sulandırılarak (Alkolle incelterek dilusyon) elde edilen yüksek dilusyon damlası veya süt şekeri ile elde edilen çeşitli oranlardaki globuli hastaya verilir. Homeopatik dilusyon veya globuliler; eter yağı, çay, kahve veya meyve suyu ile alınmamalıdır. Homeopatik ilaçların saf suyla alınması gerekir.

Dilusyon (Damlama) veya globulinin (Hap) alınmasından sonra hastanın genel durumunda geçici olarak kısa süreli bir kötüleşme olursa bu korkulacak bir durum değildir. Hastanın geçiçi kötüleşmesi immün sisteminin vücuttaki rahatsızlık veren etkenlere (Mikroplar vs.) karşı mücadele etkinliğini gösteren bir etkendir. Homeopati'de iyileşme denince bütün vücudun iyileşmesi kastedilir. Ortodoks tıpta hastalıklı organa lokal tedavi uygulanırken, burada sadece lokal değil bütün vücudun iyileşmesi amaçlanır. Bu nedenle iyileşme denince tam sağlığa kavuşma anlaşılır.

RTM Sisteminde Homeopati Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Homeopati Elektriksel Beden yapısı üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Homeopati uygulamalarıyla bilgi koordinasyonun güçlendirilmesi, Fasica üzerine etkisiyle Elektriksel Bedende var olan düzensizliklerin giderilmesi hedeflenir.

Reiki Chakra Terapi

Reiki, "Evrensel yaşam enerjisi" olarak tanımlanır. Canlı olma, hayatta olma anlamını içerir. Reiki iki kelimeden oluşur: "Rei" ve "ki". Kısaca enerji ve şifadır. Oldukça kolay ve herkes tarafından öğrenilebilen bir tekniktir. Reiki, Ki'den farklı olarak evrensel enerjinin yanı sıra insanda uyandırılmayı bekleyen ruhsal bilgelikle dolu bir yapıya işaret eder. Sonuç olarak Reiki'nin "Ruhsal Bilgelik" ile kazanılmış ruhsal yaşam gücü anlamını içerdiği üzerinde durulur.

Ki, yaşam gücü içeren enerjidir. Hintlilerin "Prana", Çinlilerin "qi" adını verdikleri evrensel enerji, Müslüman ülkelerde "Baraka", Yahudilerde ise "Ruaş" adıyla anılmaktadır. Kimi bilim adamları ise bu enerjiye "Elektromanyetik Enerji" de demektedir. Adı ne olursa olsun evrensel yaşam enerjisi insan için önem taşır. Reiki’ye göre yaşam enerjimiz bizi terk ettiğinde hayat sona erer.

Reiki ne kadar tanımlanmaya çalışılırsa çalışılsın deneyimlemeden, bu enerji ile tanışıp etkilerinden faydalanmadan anlamak zordur. Reiki, enerji kavramı ve uygulamaları ile yeni tanışanlar için tedavi tekniğidir. Yalın ve pozitif etkisi olan bir enerjidir. Uygulaması sadece fiziksel değil aynı paralelde duygusal, zihinsel ve ruhsaldır.

RTM Sisteminde Reiki Chakra Terapi Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Reiki Chakra Terapi Elektriksel Beden yapısı üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Reiki Chakra Terapi uygulamalarıyla Elektriksel Bedenin de var olan düzensizliklerin giderilmesi hedeflenir.

Acupressure

İnsan vücudunda özel bazı noktalara basınç uygulayarak enerji kanallarının -kan dolaşımı gibi- düzgün çalışmasını sağlayan bir tedavi tekniğidir. Acupressure, Çin tıbbında 4000 yıldan beri kullanılmaktadır. Bu tedavi tekniğinin faydalarını modern bilimsel araştırmalarda doğrulamaktadır. Basınç, gerekli tedaviye göre vücuttaki değişik acı noktalarına uygulanmakta bu sayede beden yapıları uyarılarak tedavi gerçekleştirilmektedir.

RTM Sisteminde Acupressure Regeneration aşamasında görev alır. Tedavi triadında Sistemlerin Desteklenmesi süreçlerinde yer alır. Fiziksel ve Elektiriksel Beden yapıları üzerinde etkilidir. RTM Sisteminde Acupressure tekniği uygulamalarıyla Fiziksel Bedende hücre yenilenmelerinin hızlanması, hasarlı dokunun tamiratı, kan dolaşımının hızlanması, dolaşım sisteminin ve kas / iskelet sisteminin desteklenmesi, akupunktur noktaları üzerine yapılan baskılarla meridyenlerde var olan düzensizliklerin giderilmesi ve “qi” enerjisinin sorunsuz şekilde bedende dolaşması, Fasica üzerine etkisiyle Elektriksel Bedende var olan düzensizliklerin giderilmesi hedeflenir.

Tanı ve Tedavi